A Level 2008 sonuçları

Gunes Kalkan

Birlesik Kraliık'ta ( Ingiltere, Iskocya, Galler ve Kuzey Irlanda’da) 800 bini askin ögrenci universiteye girislerini belirleyecek olan A-Level sonuçlarını Agustos sonu ögrendi.

Iki yil boyunca bu sinava hazirlanan adayların %96'sı gecerli not olan A, B veya C almayi basarirken yalnizca %24'ü A aldı.

Sınavda yine kız ogrenciler erkeklerden daha iyi dereceler aldi.

Aslinda beklenenin cok daha fazla sayida ogrencinin sectikleri uc dersten de A almasi ve toplam olarak sinavda gecer not olan A, B ve C alan ogrenci sayisinin %75’e ulasmasi basta Londra olmak uzere tum Britanya’da bir kutlama atmosferi olusmasina neden oldu. Sonuçları kutlamak icin düzenlenen partilerde yuzbinlerce genc arkadaslari ve aileleriyle eglendi.

Bu arada uzmanlar, önümüzdeki yıllarda A-Level sınav sisteminde bazi degişiklikler olabilecegini belirtti. Gelecek yil As level yapan ogrenciler bir sonraki yil, yani 2010’da A level yaparken hedefleri artik yildizli A olacak. Bu da GCSE’yi bitiren ogrencilerin simdiden dogru dersleri secip sinavlara cok daha iyi hazirlanmalarini gerekltiriyor.

Bu yilki A level sinavlari da bir kez daha su gercegi su yuzune cikardi:

Aileler cocuklarinin sectigi dersleri ne kadar cok biliyorsa, cocugun odevleri, okul saatleri, ogretmen ve okul ile haberlesmeleri, tercuman vasitasiyla da olsa kominikasyon kurmalari ne kadar yogunsa cocugun basari orani o kadar yuksek oluyor. Hele ki bu ulkedeki egitim sistemi, hepimize cok karisik gelen ama ogrenmenin mumkun oldugu GCSE’den sonraki As level ve A level sinavlarinin ne anlama geldigini anlamak, egitim sistemini bilmek cok onemli.

Asagida Educators Forum uyesi Turkiyeli bir ogrenci A level sinav sonuclarini bizim icin degerlendirdi.

Bu yil 380 bin erkek ve 448 bin kiz ogrenci A level sinavlarina girdi. Bu sayi gecen yildakinden biraz daha fazla idi.

Ogrenciler en cok Kimya, Biyoloji, Matematik ve Ingilizce derslerini tercih ettiler.

Kiz ogrenciler en cok Ingilizce, Sosyoloji ve Psikoloji derslerini secti.

Erkek ogrencilerin tercihleri ise Fizik, Bilgisayar ve Matematik oldu.

Daha anlasilir olsun diye bu yilki sonuclari kabaca soyle ozetleyebiliriz:

Her 4 ogrenciden 1 tanesi en yuksek not olan A aldi.

Her 4 ogrenciden 1’i B aldi.

Her 4 ogrenciden biri de C aldi.

%25 tan biraz fazla olan grup dilimindeki ogrenciler ise D, E veya U aldi.

Buyuk Britanyadaki yerel ve ulusal basin yine anlasilmaz bir sekilde basarili olan ogrencileri on plana cikararak, daha cok yoksul bolgelerdeki, etnik azinlik nufusunun yogun oldugu bolgelerdeki ogrencilerin bu yil da istenilen seviyeyi tutturamadiklarini pek deginmedii.

En basarisiz dilim olan %25’i askin ogrenci oraninin oldukca yuksek oldugunun neredeyse unutuldugu ve unuversiteyi kazanabilmek icin yetersiz sonuc alan bu ogrencilerin sorunlarinin acilen gundeme alinmasi gerekiyor. Bu unutulmamali.

A level sisteminden gecmis bir ogrenci olarak, basinin yaygin bir sekilde iddia ettigi gibi A level sinavlarinin giderek kolaylastigi gorusune katilmiyorum. Gectigimiz birkac yil icinde en yuksek notlarin alindigi bazi dersler olmustur fakat buna ragmen A level sinavlarinin kolaylastigi dusuncesi oldukca temelsiz. Sinavlarin kolayligi yerine ogrencilerin iki yil boyunca disiplinli ve sistemli calismalarinin bir sonucu bu. Sinavlarda daha yuksek notlar alinmasinin bir nedeni de A level sisteminin yururluluge girdigi 2000 yilindan bu yana ogretmen ve ogrencilerin mufredati daha iyi kavramis olmalari olabilir. Sinav sisteminde tecrube kazanmis ogretmenlerin katkilari da her yil daha etkili oluyor. Buna karsin, basarinin tek olcutunun hedeflere ulasmak ve gecerli not almak olmasi, ogretmenlerin agirlikli olarak ogrencileri sinavlara hazirlamak icin yogunlasmalarina yol acti. Ogrencilerin konulari tumuyle kavrayip ozumsemeleri , gereken yerlere agirlik verilmesi gibi kaygilar rafa kaldirildi. Bu yuzden, basarinin tamamiyle hedeflere ulasilmakla olculmemesi gerekir. A level’a getirilen bir baska elestiri ise en dusuk notlari alan ogrenci sayisinin azalmamasi. Bu bulgu, her yil, daha az basarili olan bu ogrencilerin potansiyellerini en iyi sekilde kullanmalari icin yeterli destegi alamadiklarini gosteriyor. Basarili sonuclar alarak istedikleri unuversiteye giren ogrencilerimizi kutlarken, gecerli not alamayan ogrencilerimizi de hatirlayalim…Ailenin gelir ve egitim duzeyinin ogrencilerin basarisinda ve basarisizliginda buyuk bir etken oldugu biliniyor. Basarisiz ogrencilerin kazanilmasi icin daha adil ve esitlik temelinde bir egitim sistemine ve yeni egitim politikalarina acilen ihtiyac vardir. Ozellikle Turkiyelilerin yogun olarak yasadigi bolgelerdeki ogrencilerin basarisiz sonuc almalarinda yalnizca ogrencinin degil, ailelerin, okul yoneticilerinin, belediye yetkililerinin, toplum orgutlerinin ve politikacilarin da payi oldugu unutulmamalidir. Ortada bir problem var ve bu problem masaya yatirilip cozum yollari aranmalidir.